| |
|
|
| |
sadabat DÜŞÜNMEMEK İÇİN DÜŞÜNÜLEN SİTE R&G MEDENİ HUKUKTA MAHKEME İÇTİHATLARI KLASİK FIKIHTA MÜÇTEHİT FETVALARI Orhan ENÇAKAR
Medeni hukuk, meydana gelecek bütün olayların hükmünün önceden belirlenmesinin mümkün olmamasından hareketle kanunda boşluk olmasını kaçınılmaz ve hatta gerekli görmüştür. Yüce Rabbimizin olacak tüm olayların hükmünü önceden belirtmesi imkânsız olmamakla birlikte ilahi irade bu yönde tecelli etmemiş ve bu sebeple Kur’ân’da bazıları dışında hemen hiçbir hükümde tafsilat verilmeden genel prensipler konulmuştur. Diğer bazı hükümlerin tafsilatı da Peygamber Efendimizin sünnetinde ifadesini bulmakla birlikte en nihayetinde başa gelebilecek tüm olayların hükümleri Kur’ân ve sünnette belirtilmemiştir. Bu sebeple medeni hukukta daha çok imkânsızlıktan meydana gelen kanun boşlukları ilahi iradenin bu yönde tecelli etmesi sebebiyle İslam Hukuku için de geçerli olup kıyamet kopana kadar olacak tüm olayların hükmünün Kur’ân ve sünnette özellikle de Kur’ân’da mevcut olduğunu iddia etmek hakikati inkârdan başka bir şey değildir. Kur’ân ve sünnette bırakılan bu boşlukların Peygamber Efendimizin Hz. Muaz’ı Yemen’e vali olarak gönderirken söylediği sözlerinden de anlaşıldığı üzere içtihatla doldurulması istenmiştir.[1] Nitekim başta sahabe ve tabiin nesli olmak üzere selefin hemen tamamı nassın olmadığı yerde kıyasa/içtihada başvurulması konusunda ittifak halinde olup fiilî uygulama da bu şekilde cereyan etmiş ve deliller başlıca Kur’ân, sünnet, icma ve kıyas şeklinde ifade edilmiştir................... |
|
|
|
|