NEV'İYAT // ATEİZME CEVAPLAR  
HZ.İBRAHİMİN BABASI AZER Mİ TAREH Mİ?

Turanın mı yoksa başka bir kafirin mi yazdığı belli olmayan bir karalamada Hz. İbrahim’in babasının isminin aslında Azer değil de Terah olduğu Hz. Muhammed’in “Yahudilerin kutsal bildikleri Tevrat ve Talmud gibi kitap­ları bilenlerden bilgi edinirken böyle bir yanılgıya düştüğünü” yazmaktadır.

1.1- Hz. İbrahim’in babasının isminin ne olduğundan önce şunu belirtmek gerekir ki; Azer değil doğrusu Âzer, Terah değil doğrusu Târeh tır.

1.2- Kâfir Turan ya da bu yazıyı karalayan dinsiz her kimse kendisiyle çelişkiye düşmüş, inanmadığı Tevrat’tan delil getirerek Kur’anı Kerimin Hz. Muhammed tarafından yazıldığını güya ispat etmeye çalışmıştır. Tevrat’ın bu konudaki ayetine güvenmesine, inanmasına sevk eden şey acaba İslam düşmanlığı mı, kendi düşüncesini/doğrusunu bulduğu her malzemeyi kullanarak başkasına kabul ettirmek mi yoksa gizli bir Yahudi olması mıdır? İslam düşmanı ve makyavelist olduğu gün gibi aşikâr da acaba gizli bir yahudiyse Tevrat’ın diğer hükümlerini de kabul etmekte midir? İşte burası müşkül.

1.3-İçerisinde “Hani İbrahim babası Âzer'e, "Sen putları ilah mı ediniyorsun? Şüphesiz, ben seni de, kavmini de apaçık bir sapıklık içinde görüyorum" demişti.” Ayetleri de bulunan En’am suresi Mekkî bir suredir. Anlaşılan yazar bilmiyor, biz söyleyelim bu sure Mekke’de inmiştir. Mekke de Yahudi yoktur. Yani yahudilerden bilgi edinme gibi bir durum söz konusu bile değildir.

1.4- “Bu yanlışlık, Muhammed'in Yahudi kaynaklarından yaptığı alıntılarla ilgilidir. Öyle anlaşılıyor ki Mu­hammed, Yahudilerin kutsal bildikleri Tevrat ve Talmud gibi kitap­ları bilenlerden bilgi edinirken böyle bir yanılgıya düşmüştür.” Diyerek bir “muhtemelli” kafa karıştırma yoluna gitmekteler. İyi de Medine de mevcut bulunan Hayber, Beni Kurayza, Beni Nadir... gibi Yahudi kabileleri varken niye hiç bir Yahudi buna itiraz etmedi “sen bunu bizim kitaptan aldın ama yanlış almışsın demedi” onların kafası çalışmıyor da bizim kafirlerin mi çalışıyor? Anlaşılan bu kafirler Tevrat’ı ve Talmud’u Yahudilerden daha iyi biliyor.

Kâfirler şunu bilsinler ki Kur’an, Yüce Allah’ın Hz. Muhammed’e vahyidir. Onda çelişki yoktur, çelişki vardır diyenlerin çelişkisi Kur’anı, sünneti bilmemesinden “nefislerini ilah edinmesinden” kaynaklanan problemleridir.

Günümüze kadar nice dinsiz, âlim olsun cahil olsun İslamla şereflenmiş ve geçmişine süpürge değil sünger çekmiştir. Müslümanlardan cahil olup ta İslam’ı terk eden olmuşsa da âlimlerden İslam’ı terk eden olmamıştır. İlkokul mezunu olup ilmi hiçbir kariyeri olmayan biraz arapça okumuş kendini âlim olarak pazarlayan cühela takımı konumuz dışındadır.

Hz.İbrahimin babasının isminin ne olduğu; bulunabilmişse ya tarihi vesikalarla ya arkeolojik kazılarda elde edilen bulgularla –ki doğru bulgulara ulaşılabilmişse, daha sonra bulunacak bir bilgi önceki tüm bilgileri sıfırlayacaktır- ya dini metinlerle yada ismin anlamı ve kökeni üzerinden hareket edilerek bilinebilir.

2.1- "İbrahim babası Âzer'e, putları ilâh olarak mı benimsiyorsun? Doğrusu, ben seni ve milletini açık bir sapıklık içinde görüyorum" demişti" (el-En'âm, 6/74).

Hz. İbrahim, Hz. Muhammed (s.a.s.)'ın ecdadındandır. Çünkü İbrahim (a.s.), oğlu İsmail'i Filistin'den Hicaza getirmiş; Nûh tufanından sonra izi kaybolan bugünkü Kâbe'nin bulunduğu yerde, Hacer'le birlikte bırakmıştır. Daha sonra oraya gelip yerleşen Cürhümî kabilesi ve İsmail (a.s.)'ın nesli Mekke'nin ilk yerlileri olmuştur. İşte Hz. Muhammed (s.a.s.) de Mekke'de İsmail (a.s.)'ın, dolayısıyla Hz. İbrahim'in torunlarından olarak dünyaya gelmiştir.

Muhammed b. İshak, "Âzer, Hz. İbrahim'in babasıdır ve Kûfe çevresinde "Kûsâ" köyü halkındandır" demiştir (Tefsîru't-Taberî). Ebû Hayyân tefsirinde; Âzer'in, marangoz, yıldız bilimci ve mühendis olduğunu ve Nemrud'un da yıldızlara ve hendeseye özel merakı bulunması nedeniyle, ona ayrı bir değer verdiğini belirtir.

Nemrud; kendisini ilâh ilân etmiş ve kavmi ona ibadet etmeye başlamıştı. Bu arada inandıkları ilâhları temsil etmek üzere puthanede de putlar vardı. İbrahim (a.s.)'ın babası Âzer de Nemrud tarafından bu puthaneye görevli tayin edilmişti.

Sa'lebî'nin naklettiğine göre, daha önce adı Tarah iken, puthanede adı Âzer'e çevrilmiştir. Çünkü Âzer puthanedeki bir putun adı idi (Tecrid-i Sarih Tercümesi, IX, 126). İbrahim (a.s.)'ın babasını inancından dolayı tenkit etmesi, onu hak dine çağırması adaba aykırı değildir. Çünkü evlâdın ana-babaya itaat veya karşı gelme ölçüsü şu ayette belirtilmiştir: “Ana-baban, hakkında bir bilgi sahibi olmadığın bir şeyi bana ortak koşman için baskı yaparlarsa, onlara boyun eğme ve dünyada onlara iyilikle muamele et" (Ankebût, 29/8). Hz. İbrahim'in davranışı bu ayetin hükmü dışında bir davranış değildir.

Hz. İbrahim (a.s.)'ın babası. Kur'an'da "Âzer" ismiyle zikredilir. Tarih kaynaklarında İbrahim (a.s.)'in babasının Süryânîce "Târeh" olduğu belirtilir. Buna göre, Yakup peygamberin bir diğer isminin de İsrail olması gibi, biri isim diğeri lâkap olmak üzere "Âzer ve Târeh " aynı şahsa ait isim ve lâkap demektir. Bazıları "Âzer" in çok yaşlı ihtiyar anlamına geldiğini veya bir put ismi olduğunu söylemişlerdir. Ayrıca Târeh'in, İbrahim (a.s.)'ın babası, Âzer'in ise amcası olduğunu ifade eden görüşler de vardır. (Tecrîd-i Sarih Tercümesi, IX, 126) Çünkü arapça da “Baba” kelimesi olan“Ebün” kelimesi aynı zamanda “Amca” anlamına da gelmektedir.

 

Not: “ Daha ayrıntılı bilgi için T.D.V. İslam Ansiklopedisi ve Şamil İslam ansiklopedisine bakılabilir.

 
Geri