NEV'İYAT // ATEİZME CEVAPLAR  
“HARUN'UN KIZ KARDEŞİ”NÎN ANLAMI NEDİR


          Cahil olduğunu bilenler için cahilliklerinin bir sınırı vardır ama cahil olduklarını bilmeyenler ve üstüne üstlük ukala olanlar için cahilliklerinin bir sınırı yoktur. Bu tipler elinde aldıkları herhangi bir kitaptan rastgele açıp cümlenin evvelini ahirini bilmeden kendi kafalarına göre yorumlar yaparlar kendi küfürlerini başkalarına bulaştırırlar ve iman enlere karşı içleri kin, nefret ve düşmanlık doludur bu Maide suresinde şöyle belirtilmiştir. ”İnsanlar içerisinde iman edenlere düşmanlık bakımından en şiddetli olarak yahudiler ile şirk koşanları bulacaksın.” (1)

Dinsiz T.Dursun’un çömezleri sağda solda buldukları bilgileri toplayıp özgür düşünce adına İslam’a ve Müslümanlara kinlerini kusmaya devam etmektedirler. Biz bu dinsizlerin ne mal olduklarını 1975-1979 arası Kamboçya’da iktidarı ele geçiren kızıl kmerlerden ve onların yaptıkları katliamlarla yakinen bilmekteyiz yeni nesillerde oturup araştırsın.

Bu dinsizlerden birisi şöyle yazmış:

1-“Ne ilginçtir ki Muhammed, kendi öz anasının adını Kur'an'da asla zikretmediği (ve hatta Tanrı'nın kendisine anası için mağfiret dileme iznini vermediğini söylediği) halde, İsa'nın anası Meryem'i pek yüce ve pek kutsal nitelikte olmak üzere tanımlamıştır.”

1.1.Evet, Kur’an-ı Kerimde defalarca Hz. Meryem’in ismi zikredilmiş kendisi övülmüştür. Çünkü Hz. Meryem iffetli, ibadetine düşkün salih bir kadındır. Hz. Muhammed’in annesi ise Müslüman değildi ve fetret devrinde yaşamıştı.

1.2.Bu dinsizlerde kafa olsaydı eğer şu yazdıklarıyla bile kendilerinin çelişki içerisinde olduklarını anlarlardı. Eğer Kur’an-ı Kerim Hz. Muhammed(s.a.v.) tarafından yazılmış, uydurulmuş olsaydı önce kendi annesini temize çıkarır onun inanmış birisi olduğu söyler defalarca ayetlerde ismini zikrederdi.

2. Devam ediyor herzelerine ve diyor ki:  Hemen ekleyelim ki Muhammed, Meryem'i (ve oğlu İsa'yı) kutsal niteliklerle gösterirken onları Hıristiyan olarak değil fakat Müslüman olarak tanıtmıştır.

2.1.Evet, doğrudur. Her Müslüman bilir ki; Hz. Âdem’den (a.s.) beri Yüce Allah tarafından gönderilen bütün peygamberler, insanları İslama çağırmış, Allah’ın birliğine davet etmiştir. Eğer Kur’an-ı Kerimi biraz okusalardı o azıcık akılları kendilerine isyan edecek ve belki de hakkı bulacaklar.

Kur’an-ı Kerim şöyle buyururu:

Bir de: "yahudi veya hıristiyan olunuz ki, hidayet bulasınız." dediler. Sen onlara de ki: "Hayır! Hanif olarak hakka tapan İbrahim'in dinine (uyarız) ki, o hiçbir zaman müşriklerden olmadı” (3)

“İbrahim, ne yahudi, ne de hıristiyandı; fakat o, Allah'ı bir tanıyan dosdoğru bir müslümandı, müşriklerden de değildi.” (4)

“Halbuki onlar, dini sadece Allah'a tahsis ederek, Allah'ı birleyerek, ancak Allah'a ibadet etmekle, namazı kılmakla ve zekatı vermekle emrolunmuşlardır. İşte dosdoğru din budur.” (5)

3-“Ne var ki bunu yaparken, İsa'nın anası Meryem ile, Musa'nın ve Harun'un kız kardeşleri olan Meryem'i birbirleriyle karıştırmış ve örneğin Kur'an'a şu ayetleri koymuştur: "Nihayet (Meryem, İsa'yı kucağında) taşıyarak kavmine getirdi. Dediler ki: 'Ey Meryem! Hakikaten sen ilginç bir şey yaptın. Ey Harun'un kız kardeşi! Senin baban kötü bir insan değildir; annen de iffetsiz değildir..." (Meryem Suresi, ayet 2728.)”

3.1. Yukarıda alıntı yaptığımız cümleye gelince bu kâfirler kopyala-yapıştır yaptıkları için Kur’an-ı Kerimi açıp okumadıkları her hallerinden belli oluyor. Meryem suresinde 2728 ayet yoktur. Kur’an-ı Kerimin 19. Suresidir ve 98 ayettir. E hadi bu hata ile oldu derseniz yazının biraz altında katmerli bir hata yine gelmekte: "Sakın üzülme, Rabbin içinde bulunanı şerefli kılmıştır. Hurma ağacını kendine doğru silkele, üstüne taze hurma dökülsün. Ye iç gözün aydın olsun, insanlardan birini görecek olursan: 'Ben Rahman'a oruç adadım, bugün hiç bir insanla konuşmayacağım' de" (K. 19, Meryem Suresi, ayet 2126).

Alın size bir tane daha: Tanrı da Meryem'i Zekeriyya'nın himayesine bırakarak ona bol rızık verir. Daha sonra Meryem, güya Tanrı'nın "kelimesi" ve "Ol" demesiyle İsa'ya hamile kalır (Âli İmran Suresi, ayet 4244).

3.2.Gelelim Hz. Meryem ve Harun meselesine: diyorlar ki. “…Ey Harun'un kız kardeşi! Senin baban kötü bir adam değildi. Anan da iffetsiz bir kadın değildi.” (2) Buradaki Harun'la kim kastedilmektedir? Musa'nın (a.s.) kardeşi Harun mu, yoksa başka bir Harun mu kastedilmektedir. Musa'nın (a.s.) kardeşi Harun kastediliyorsa Meryem, aralarında yüzlerce sene bulunduğu halde, nasıl onun kız kardeşi olur?

……

Görülüyor ki Kur'an oldukça büyük bir hataya yer vermiştir ki o da İsa'nın anası olan Meryem'i, yüz yıllar önce yaşadığı kabul edilen Harun'un kız kardeşi olan Meryem ile karıştırmış olmaktır (K. 19, Meryem Suresi, ayet 2728).

 

         Bak açıklayalım; Burada ki Harun, Hz. Musa’nın (a.s.)k ardeşi olan Harun değildir. Dünyada Harun isminde bir kii mi var? Bu Harun, Hz. Meryem'in akrabaları arasında o zaman yaşamakta olan salih bir insandır. Hz. Meryem, onun yolunda gidiyor, o salih insana benzemeye çalışıyordu. Zühd, taat ve ibadette onu kendine örnek alıyordu. Mugîre bin Şu'be (ra) der ki: “Resulullah (s.a.v.), beni, Necranlılara gönderdi. O yörenin halkı Hristiyandı. Bana itirazda bulunarak: “Harun, Musa'nın kardeşidir. Kitabınız Kur'an'da Harun, Meryem'in kardeşi olarak belirtilmekte, dolayısıyla, Hz. İsa'nın da Harun ve Kardeşi Musa ile çağdaş olduğu ifade edilmektedir. Oysaki Hz. Musa ile Hz. İsa arasında yüzlerce sene vardır. Bu nasıl olur? Dediler.” Onların bu sorusunu, dönüşümde Resulûllah (s.a.v.)'a arz ettim. Bana cevaben dedi: “Ey Muğire! Meryem zamanındaki insanların, kendilerinden önce yaşamış olan peygamberlerin ve salih kimselerin adlarını takınıp kullandıklarını kendilerine haber verseydin ya.” Resulullah’ın(s.a.v.) bu açıklaması, yukarıdaki ayet-i kerimede geçen Harun ile Necran halkının zannettiği gibi Hz. Musa'nın kardeşi Harun'un kastedilmediği anlaşılmış olmaktadır. Ayette geçen Harun ile Hz. Meryem'in zamanında yaşamış olan bir şahıs kastedilmektedir. Çünkü Hz. Meryem'in kavmi, kendilerinden önce gelip geçmiş olan peygamberlerin ve salih insanların adlarını takınıp kullanırlardı. Günümüzde de milyonlarca Muhammed, Ali, Fatıma, …isimleri yok mudur?

4.Bu yazıda kaynak olarak gösterilen bir (şey)de “5 Bu konuda bkz. Sahihi..., c.IX, s. 166, Not 3. “

4.1. 5 Bu konuda bkz. Sahihi..., c.IX, s. 166, Not 3.”    İslam’da, Sahihi diye hiçbir kaynak yoktur. Sahihi Buhari vardır, Sahihi Müslim vardır ama “sahihi…” diye bir kaynak yoktur.

5.Yazı şöyle bitiyor: “Bütün bunlardan anlaşılan şu ki, Harun'un kız kardeşi olan Meryem ile İsa'nın anası Meryem, Kur'an'da birbirleriyle karıştırılmış olarak tanımlanmışlardır.”

5.1.Hayır! Sapla samanı karıştıran sensin.

         Kâfirlerin anlama kapasitesi ancak bu kadar. Bilmiyorsanız bilenlere sorun.

**************************************************************************************

(1)-Maide:       5/82.

(2)-Bakara:      2/135

(3)-Âl-i İmran:3/67

(4)-Beyyine:   98/5

(5)-Meryem:  19/28.

 

 
Geri