NEV'İYAT // ÇİZGİÜSTÜ  
HASTANE VE ALLAH RESULÜ ZAMANINDA KADINLARIN BUNDA ÇALIŞMALARI

Cevheri es-Sıhâh'ta şöyle der: Mâristân, "hastalar evi" demek olup Arapçalaştırılmış bir kelimedir. Îbnü's-Sikkit'ten şöyle dediği nakledilir: Âlimlerin zahidi Ebû Nasr b. İsa şöyle dedi: Hipokrat, mâristân kuran ilk kimsedir. Şöyle ki o evine yakın bir yerde bir bahçe yapmıştı. Orada hastalar için ayrı bir yeri vardı ve hastaların tedavisiyle ilgilenmek üzere oraya hizmetçiler koymuştu.

Sahîh-i Müslim'de Hz. Âişe'den şu rivayet nakledilin "Hendek savaşında Sa'd yaralandı; Kureyş'ten biri ona ok atmıştı. Resûlullah (sav) mescidde ona bir çadır kurdurttu, kendisini yakından ziyaret ediyordu.” İbn İshâk es-Sîre'de şöyle der: Resûlullah (sav) Sa'd b. Muâzı, mescidinde, Eslem kabilesinden Rufeyde adlı bir kadının çadırına koydurttu. Rufeyde yaralıları tedavi ediyor, müslümanlardan sıkıntıya düşmüş olanların hizmetine kendisini adamış bulunuyordu.

Bu, Hz. Peygamber (sav) zamanında hastanelerle ilgili olarak bildiğimiz en geniş bilgidir.       Müslüman hükümdarlardan hastane kuran ilk kişi Velîd b. Abdülmelik'tir. 88 (707) yılında hastane açarak oraya tabipler kovmuş ve masraflarını karşılamıştı. Kaçmamaları için cüzzamlı hastaların hapsedilmelerini emretmiş, onlara ve körlere erzak tahsis etmişti. Şüphesiz, bunun manası, Velid'in kendi zamanında imkân ve şartların uygunluğuna bağlı olarak hastaneyi genişleten, tezyin eden ve gerekli şeylerini sağlayan ilk kimse olduğudur.  (et-Kettani, Teratibu’l İdariye Terc., 2/32)

 
Geri