NEV'İYAT // ÇİZGİÜSTÜ  
KIYÂFE İLMİ

Hz. Âişe şöyle dedi: "Nebi (sav) yanıma girdi, onu yüz çizgileri parıldar halde sevinçli gördüm. Şöyle buyurdu: 'Görmüyor musun, Mücezziz el-Müdlicî biraz önce Zeyd b. Harise ile Üsâme b. Zeyd'e baktı ve bu ayakların bazısı bazısındandır' dedi." Hafız İbn Hacer şöyle der: Eğer o kâfir olsaydı, şer'î bir hükümde ona itimat etmezdi.

Araplarda kıyâfe ilmi iki kısma ayrılıyordu: Yürüyen kimsenin ayak izlerinden onun kimliğini tesbit etmek ve vücut organlarıyla da nesebin sahih olup olmadığını ortaya koymak. Araplar arasında bazı kabileler bununla şöhret kazanmışlardı. Öyle ki onlardan birinin sözü, izler ve insan(ın kimliği) konusunda hüküm sayılırdı. Biyografide kıssası zikredilen Mücezziz'in mensup olduğu Benî Müdlic kabilesi gibi. Onlar ikinci kısım hüküm çıkarma konusunda, birinciden az olmayan bir maharete sahiptiler ve mezkûr kıssada geçtiği üzere adam ile çocuğu getiriyorlar, ayakları dışında bütün vücutlarını parça parça ölçüyorlardı. Şeriat, bunu düşünüp anlayanın da kabul edeceği gibi kâiflerin (kıyâfe konusunda mütehassıs olanlar) hükmünü ilga etmemiş olup aksine görüldüğü üzere Nebi (sav) bu hükme razı olmuş ve ona sevinmiştir. (et-Kettani, Teratibu’l İdariye Terc., 2/52)

 
Geri