NEV'İYAT // ÇİZGİÜSTÜ  
TİCARETLE UĞRAŞAN KADIN SAHABİLER

Burada, daha önce geçenlere ilave bir grup tüccar hanımdan söz edilecektir. el-îsâbe'de Kayle el-Enmâriyye'nin biyografisinde, îbn Mâce'nin tahrici olarak Kayle'den şöyle dediği rivayeti nakledilir: "Ey Allah'ın Resulü, ben alıp satan bir kadınım..." Onun İbn Sa'd'ın Tabakât'ındaki (VIII, 238) biyografisinde şu rivayet verilir: Kayle Ümmü Benî Enmâr'dan şöyle dediği nakledilir: Hz. Peygamber (sav) umrelerinden birinde, ihramdan çıkmak üzere Merve'ye geldi. Bir asaya dayanmış olarak gelip yanına oturdum ve şöyle dedim: "Ey Allah'ın Resulü, ben alışveriş yapan bir kadınım. Bazen bir mal satın almak istiyor, ona satın almak istediğim fiyatın daha azını veriyorum. Sonra onu almak istediğim fiyatla alıncaya kadar artırıyor artırıyorum. Bazen da bir mal satmak istiyor, ona satmak istediğimden çok fiyat biçiyorum. Sonra satmak istediğim fiyatla onu satıncaya kadar indiriyor indiriyorum." Resûlullah (sav) bana şöyle buyurdu: "Böyle yapma ey Kayle. Satın almak istediğin zaman, sana ister verilsin ister verilmesin, satın almak istediğin fiyatı ver. Bir şey satmak istediğinde de, sana ister verilsin ister verilmesin, ona satmak istediğin fiyatı biç."

Kadı Ukbânî'nin Tuhfetü'n-nâzir adlı eserinde şöyle denir: "Mezhebimize göre kadının ticaretle uğraşmasının mubah olduğu, kocanın bu iş için kadını dışarı çıkmaktan menedemeyeceği; istediği herhangi bir erkekten kâr sağlama hakkına sahip olduğundan, ticaret ve sebeplerine başvurmanın yalnız güvenli kadınlarla sınırlandırılmış olmadığı, aksi halde ticarete girişemeyeceği hususları ile fitneye düşme korkusundan dolayı kadınlarla simsarları birbirinden uzak tutmak gerektiği hususunu bağdaştırmak belirsizlik arz etmektedir." Müellif sonra bunu şöyle cevaplandırır: Kadının ticaretle uğraşmasının mubahlığı, onu bizzat yapmasını gerektirmez; ister mahrem ister namahrem olsun, güvenilir bir kimseyi kendi adına bu işe vekil kılabilir. Erkeğin kadını ticaretten menedemeyeceğine dair söylediklerimiz el-Mecmûa'dan naklen el-Hâdî'de verilmiştir. Âlimlerden biri şöyle dedi: "Koca kadını ticaretten menedemez" sözünden anlaşılan, onun üzerine kapıyı kapayamayacağıdır. Bu husus el-Vesâiku'l-mecmûa'da "Kitâbul-Vesâyâ"da nass olarak kaydedilmiştir.

Ebû Yahya et-Tâzi’nin er-Risâle'ye yaptığı şerhte şu bilgi geçer: Alışverişe gelince, erkek pazarlarda bununla meşgul olmaktan kadını menedebilir. Kadının evde ticaretle uğraşması ve erkeklerin onun yanına girmeleri ise caizdir. Fakat alışverişleri bir perde arkasından yaparlar. Bu hususta kocasından müsaade alması gerekmez.

(Not:Hanefi âlimler de kadının ister müslüman ister gayrimüslim olsun yatalak babasına hizmet etmek, ebelik ve ölü yıkamak, birisine borcunu ödemek veya alacağını almak için kocasından izin almasına gerek olmadığını; mehrini almadıkça ihtiyaçları ve akraba ziyareti için de iznin şart olmadığını belirtmişlerdir, İbn Âbidin erkeğin, kendi haklarına halel getirmeyen bir hususta kadını menedemeyeceğini belirtir. (İbnü'l-Hümâm, Fethu'l-Kadîr, III, 248; Şelebî, Hâşiyetu Tebyînil-hakâik, III, 58; İbn Âbidin, Reddü'l-muhtâr, III, 145-146,576-577,602-604; Seyyid Sabık, Fıkhu's-Sünne, II, 206-207). Ayrıca bkz. Abdurrahman el-Cezîrî, "Hükmü hurûci'n-nisâ min büyûtihinne vemâ yeteallak zalike," Mecelletü'l-Ezher, IX, 442-446, 515-522.)

(Et-Teratibül İdariye 2/183-184)

 
Geri