NEV'İYAT // ÇİZGİÜSTÜ  
ALLAH RESÛLÜ'NDEN EN ÇOK RİVAYETTE BULUNAN SAHABİLER

Ashaptan rivayeti en çok olanlar (müksirûn), lbn Kesîr ve başkalarının kendisinden naklettikleri üzere Ahmed b. Hanbel'e göre, rivayet ettikleri hadislerin sayısı bini aşanlardır. Bunlar da altı kişidir:Enes, Abdullah b. Ömer, Âişe, Abdullah b. Abbas, Câbir ve Ebû Hureyre. Ebû Hureyre icmaen onların en çok rivayette bulunanıdır. Endülüs hafızı Bakî b. Mahled'in Müsned'inde onlardan yaptığı şu rivayet bunu gösterir: Ebû Hureyre’den 5374, İbn Ömer'den 2630, Enes’ten 2283, Hz. Âişe'den 2210, İbn Abbâs’tan 1660 ve Câbir'den 1540 "Bunların bir de yedincisi olup Hafız Irâkî, İbn Kesîr'i izleyerek ona işarette bulunmuştur: Ebû Said el-Hudrî. Baki b. Mahled onun da 1170 hadisini rivayet etmiştir.

Burhaneddin el-Halebî bunu şiir halinde şöyle dile getirir:


                                                      Ebû Said, Hudre'ye nisbetle anılır

                                                      Yedincisidir onların, kasidede ihmal edilmiş

                                                      Bir diğeri şöyle der:

                                                      Ashaptan yedisi binden fazla naklettiler

                                                      Nebi'den, Allah'ın elçisi, Mudar'ın en hayırlısı

                                                      Ebû Hureyre, Sa'd, Câbir, Enes,

                                                      Sıddıka, îbn Abbas ve İbn Ömer.

İbn Kesîr müksirûna îbn Mesud ve Abdullah b. Amr b. Âs'ı da dahil eder. Fakat bunların Baki b. Mahled tarafından nakledilen hadislerinin sayısı bine ulaşmaz; ilkinin hadisleri 848, diğerinin ise 700'dür.

Tenbih: îbn Sa'd Tabakât'ta Muhammed b. Ömer el-Eslemi nin şöyle dediğini kaydeder: Resûlullah'ın (sav) ashabının büyüklerinden rivayet az olmuştur. Çünkü onlar, kendilerine ihtiyaç duyulmasından önce vefat etmişlerdi. Ömer b. Hattâb ve Ali b. Ebû Talib'den çok rivayette bulunuldu, çünkü onlar yönetime geldiler, kendilerine soru soruldu, halk arasında hüküm verdiler. Resûlullah'ın her sahabisi kendisine uyulan ve yaptıkları hıfzedilen birer önderdiler. Onlara fetva soruldu fetva verdiler, hadisleri dinledi ve rivayet ettiler. Allah Resûlü'nün Hz. Ebubekir, Osman, Talha, Zübeyr, Sa'd b. Ebû Vakkâs, Abdurrahman b. Avf, Ebû Ubeyde b. Cerrah, Said b. Zeyd b. Amr b. Nüfeyl, Übey b. Ka'b, Sa'd b. Ubâde, Ubâde b. Sâmit, Üseyd b. Hudayr, Muâz b. Cebel ve benzerleri gibi büyük sahabileri, diğerlerine nisbetle kendisinden daha az rivayette bulunmuşlardır. Bunlardan, Resûlullahın ashabının Câbir b. Abdullah, Ebû Said el-Hudrî, Ebû Hureyre, Abdullah b. Abbas, Râfi b. Hattâb, Abdullah b. Amr b. Âs, Abdullah b. Abbas, Râfi b. Hadîc, Enes b. Mâlik, Berâ b. Âzib ve benzerleri gibi gençlerinden olduğu kadar rivayet nakledilmemiştir. Çünkü bunlar hayatta kalıp uzun ömür sürdüler, insanlar kendilerine ihtiyaç duydular. Allah Resûlü'nün ashabından birçokları gelip geçti. Bunlardan kimi, muhtemelen, Resûlullah'tan rivayette bulunanlardan daha çok kendisinin sohbetinde bulunduğu, oturup dinlediği halde Resûlullah'tan hiçbir şey rivayet etmemiştir. Fakat biz onlarla ilgili bu durumu ya hadis rivayetinden sakınmaları veya ashabın çokluğundan dolayı kendilerine ihtiyaç duyulmadığı yahut da ibadet ve Allah yolunda cihâd seferleriyle meşgul olduklarına yorumluyoruz. Böylece Resûlullah'tan hiçbir rivayet kendilerinden nakledilmeden göçüp gittiler1002.

Faide: Bir grup âlim Abdullah b. Amr'ın Müsned'ini ayrı bir eser halinde tasnif etmiş olup Bağdat muhaddisi Ebû Hayseme Züheyr b. Harb bunlardandır.

(Et-Teratibu’l-İdariyye 2/483-484)

 
Geri