NEV'İYAT // ÇİZGİÜSTÜ  
ASHABIN SAYISI

Hafız Ebû Zur'a er-Râzî, kendisine "Resûlullah'ın (sav) hadislerinin dört bin tane olduğu söyleniyor, değil mi?" diyen kimseye şu karşılığı verdi: "Kimdir bunu söyleyen? Allah onun dişlerini söksün, bu zındıkların sözüdür. Resûlullah'ın hadislerini kim sayabilir; o vefat ettiğinde kendisinden hadis dinleyen ve rivayet eden yüzon bin sahabisi vardı". Ebû Zur'a'ya "bunlar neredeydiler, nerede ondan duydular?" diye soruldu, şöyle dedi: "Medine ve Mekke halkı ile bu ikisi arasında bulunan bedevi Araplar. Kendisiyle birlikte Veda Haccı'nda bulunanların hepsi onu gördüler ve Arafat'ta kendisini dinlediler", İbn Fethûn Zeylü'l-İstîâb'da bunu kaydettikten sonra şöyle der: "Ebû Zur'a, özellikle ravileri soranlara böyle cevap verdi, ya diğer ashaptan söz etseydi!" Sehâvî de Şerhu'l-Elfiyye'de bunun ardından şöyle der: "Hz. Peygamber'in sağlığında gazvelerde ve bunun dışında vefat eden sahabiler bu sayıya dahil değildir".

Şemsüddin el-Birmâvî Şerhu'z-Zehri'l-bessâm'da şöyle der: "Ebû Zur'a'dan bu konuda yapılan en sahih nakil, İbnü'l-Medîni nin Kitâbu's-Sahâbe'ye yaptığı zeylde rivayet ettiği gibi, Hz. Peygamberden hadis dinleyip rivayet edenlerin sayısının yüz yirmi dört bin olduğudur". Birmâvî buna ihtimal vermez. Şemdüddin es-Seffârinî de Akide'sine yaptığı şerhte şöyle der: "Hafız Suyûtî el-Hasâisu's-suğra'da bu sayıyı kesin şekilde belirtmiş olup hocamız Şihâbüddin el-Menînî Akide'nin nazmında bunu şu sözüyle zikreder: Onların sayısı peygamberlerinkine yaklaşır" (I, 47). Bununla birlikte İbn Fethûn el-İstîâb'da geçen sahabe sayısını üçbin beşyüz olarak tesbit etmiş ve yaklaşık o kadar da kendisi ilavede bulunmuştur. Zehebî et-Tecrîd'de şöyle der: Bu eserde geçen sahabilerin hepsi muhtemelen sekiz bin kişidir. Bu sayıdan fazla değilseler, eksik değildirler.

Hafız İbn Hacer şöyle der: "Ashap konusunda eser kaleme alanların hepsi, ashabın adlarını tesbitte Ebû Zur'a'dan naklen verilen sayının onda birine vakıf olabilmiş değildirler". Ebû Musa şöyle der: "Onların her birisi, ashabın sayısını, araştırmaları ve bilgilerinin vardığı sınır çerçevesinde haber vermişlerdir". Sehâvî şöyle der: "isimlerin kapalı kalmasının sebebi, çoğunun bedevi oluşu ve Veda Haccı'nda hazır bulunmuş olmalarıdır".

Ashabı tanıma konusunda mütekaddimin ve müteahhirin ulemadan bir grup âlim eser telif etmişlerdir: Vâkıdî'nin kâtibi İbn Sa'd, Ebû Ahmed Hasan b. Abdullah el-Askerî, Kadı Abdülbaki b. Kani, Ebû Ali lb-nü's-Seken, Ebû Abdullah Muhammed b. Mende, Ebû Hatim Muhammed b. Hibbân, Ebû Musa el-Medînî, Beğavî, İbn Abdilber. Bu sonuncusu ashap konusunda telifte bulunanların en meşhurudur. lbnü'l-Esîr, Zehebî, lbn Hacer. lbn Hacer'in eseri el-İsâbe olup bu eserlerin en kapsamlısı ve ifade bakımından en uygunudur. Kendisinden sonra ise, ihtisar v.s. yoluyla ona hizmette bulunanlardan başkası bu alanda gelmemiştir. Fas'ta son olarak onu ihtisar edenlerden biri Ebû Zeyd el-Irâkî el-Huseynî olup bende bu ihtisarın, müellifin kendi el yazısıyla Ayın harfine kadar olan kısmı mevcuttur.

(Et-Teratibu’l-İdariyye 2/481-482)

 
Geri