NEV'İYAT // ÇİZGİÜSTÜ  
PEYGAMBERLER-MASUMİYET-MUCİZE

Peygamberlerin  masumluğu melekler gibi hata yapmazlık şeklinde değil, bilerek hata yapmazlar veya bir sürçmeyle karşılaşıldığında Cenab-ı Hak tarafından derhal düzeltilip, hatanın uzun ömürlü sürdürülmesine meydan verilmediği şeklindedir.  “Allahu Teala kasden bir an için her peygamberden korumasını kaldırmış ve bir iki hafif kusur (ayak sürmesi) işlemelerini sağlamıştır. Böylece halkın peygamberleri ilah kabul etmemelerini, bunların beşer olduğunu, ilah olmadıklarının bilmelerini istemiştir.  İnsani medeniyet bir Peygamberin rahle-i tedrisinden ders alacak seviyeye gelene kadar devamlı Peygamberler gönderilmiş, bundan sonra ise sonuncu nebi olan Efendimiz gönderilmiştir. Müellife göre Nuh Tufanı dünyanın belli bir yöresinde cereyan etmişti ve zaten o sıralar sadece o yerler insanlarca meskundu. Nuh aleyhisselam’a iman edenler sadece ev halkı değildi. Kavminden bazı kimseler de onla beraberdi.   Hz. Yusuf’un daha sonra Züleyha ile evlendiği, bu kadının tövbe ettiğine dair kesin bilgi yoktur.  Hz. İbrahim’in hayatında üç kezib bulunduğu hadisi ile alakalı müellif şöyle diyor; “Rivayet zinciri içinde  biri mutlaka hadisin naklinde bir tedbirsizlik yapmıştır. Bu bakımdan bu hadisi Peygamberin sözü kabul etmek uygun değildir. Sadece senede güvenerek böyle bir ifadeyi gözü kapalı nasıl kabul eder, nasıl inanırız? Bunu  sonucu Peygamberlere olan güvenin sarsılmasıdır.” Hz. İsa’nın havarileri İncil’i müstakil olarak koruyamadılar. Ancak hatıra yazarları ağızdan ağza kendilerine ulaşan bazı kısımları yazabilmişlerdir.   Mevdudi’ye göre Hz. İsa “bizim şeklini bilemediğimiz bir yolla” göğe kaldırıldı.

Efendimizin mucizeleri hakkında müellifin görüşü: “Hz. Peygambere(s.a) peygamberliğinin delili olarak  Kur’an-ı Kerim’den daha büyük  bir mucizenin verilmediği anlaşılıyor. Bu ise mutlak manada mucize verilmediği manasına gelmez. Ancak Allah Ve Resulünün peygamberliğin alameti olarak bildirdikleri mucizelerin ve kendilerini bizzat gördükten sonra inkar edilmesinin günah ve azabı gerektiren mucizelerin verilmediği bildirilmektedir.”. “Kalb kelimesi edebiyatta hiçbir zaman tıpda ve ruh biliminde kullanıldığı manada kullanılmamıştır. Bunun aksine kalb duyguların, hislerin arzuların, dileklerin merkezi olarak bilinir.”.“Hz. Peygamberimizin(SAV) mübarek göğsünün yarılması konusu müteşabihat türündendir. Onu anlamak gücümüz dışında bir olaydır.” Tur dağının kaldırılması Kur’an’da iki şekilde anlaşılmaya müsait

1-  a-Dağın tamamen havaya kaldırılması ve Yahudi kavmini gölgelemesi

2-  b-Onların üzerine doğru sarkıtılması, onların üzerine eğdirilmesi.

MESELELER VE ÇÖZÜMLERİ–1 Mevdudi,s:71-93-96-99-109-110-114-115-129-158-160 

 
Geri