HİKAYELER  
HÜNERLİ MAYMUN

Wu ülkesinin hükümdarı nişancı adamlarını yanına alıp Maymun Dağı'nın bulunduğu adaya doğru yola çıkmış. Adada bulunan maymunlar sahilde beliren avcıları görür görmez telâşla kaçışmış, ağaçların tepelerine saklanmışlar.

Ama maymunlardan biri, nedense, bulunduğu yerde kalmış. Karaya çıkan avcıları umursamaz bir tavırla, önceden oturduğu ağacın dallarında sallanmaya, daldan dala sıçrayarak keyifli gösteriler yapmaya başlamış.

Hükümdar, bu olağanüstü cesaret sahibi çevik maymunu vurmak için yayını germiş. Okunu maymuna atmış ama akıllı hayvan büyük bir maharet gösterip canına kasteden oku havada yakalayıvermiş.

Bu durum karşısında Kral adamlarına birlikte atış yapmaları emrini vermiş. Aynı anda çok sayıda oka hedef olan hünerli maymun bir dakika içinde cansız bir ceset olarak toprağa düşüvermiş.

Sonra hükümdar kendine refakat eden adamlarından biri olan Yen Pu'i adındakine, yerde üzerine oklar saplı olarak uzanan maymunu göstererek şöyle demiş: "İşte olanları gördün. Bu hayvan zekâsını pervasızca ortaya koydu. Kendi hünerine, başarısına güveniyordu. İyi hatırla bunu! Bu zekâ, bu maharet ondayken hiç kimse kendine zarar veremez sanıyordu. Sen de şunu aklında tut. İnsanlarla iş gördüğün sıra onlardan ayrı olan tarafına, insanlardan daha seçkin olan özelliklerine ve yetene­ğine dayanarak kendini ortaya koymaya kalkma."

Avdan döndükleri zaman Yen Pu'i, ilk iş olarak gidip bir bilgenin müridi oldu. Kendini o güne kadar önemli kılmış bulunan her şeyi bir yana bıraktı. Hazlardan, eğlencelerden el etek çekti. Kendinde bulunan bütün üstün vasıfları saklamayı, insanlardan üstün olduğunu belli eden özelliklerini gizlemeyi öğrendi. Çevresindeki insanlardan daha seçkin olduğu görüntüsünü sildi.

Kısa bir süre sonra ülkedeki insanlar onu hangi kalıp içinde anlayacaklarını bilemez oldular. Onu nasıl değerlendireceklerini bilemediler. Çünkü o, maharetini, zekâsını ortaya döküp kendine vurulacak tarafını da göstermekten çok uzaktaydı. Böylelikle insanlar üzerinde etkisi çok büyüktü. Kendini kabul ettirmek üzere üstünlük iddiası taşımayan bu adama karşı herkes korkuya benzer bir saygı taşıyordu.

 
Geri