ŞİİRLER  
SU KASİDESİ

KASÎDE

fâ'ilâtün fe'ilâtün fâ'ilâtün fâ'ilün


                                            KASÎDE DER MEDH-l HAZRET-İ FAHR-I KÂİNAT


1-Saçma ey göz eşkden gönlümdeki odlare su
Kim bu denlü dutuşan odlare kılmaz çâre su


(Ey göz, gönlümdeki ateşlere gözyaşından su saçma, artık böylesine tutuşan ateşlere su fayda etmez.)

2-Âb-gûndur günbed-i devvâr rengi bilmezem
Yâ muhît olmuş gözümden günbed-i devvâre su


(Dönüp duran kubbenin rengi su rengi midir,yoksa gözümden [akan] su devreden kubbeyi mi kaplamıştır, bilmiyorum.)

3-Zevk-i tîgundan 'aceb yoh olsa gönlüm çâk çâk
Kim mürûr ilen bıragur rahneler dîvâre su

(Senin kılıcının zevkinden gönlüm yank yarık olsa buna şaşılmaz, zira su akarken duvarda gedik bırakır.)


4-Vehm ilen söyler dil-i mecrûh peykânun sözin
ihtiyât ilen içer her kimde olsa yâre su


(Yaralı gönül [-yahut dil- senin] peykânının sözünü korkarak söyler. Kimde yara olsa o [kimse] suyu ihtiyatla içer.)

5-Suya virsün bâgbân gülzân zahmet çekmesün
Bir gül açılmaz yüzün tek virse min gülzâre su


(Bahçıvan gül bahçesini sele versin, boş yere zahmet çekmesin; [zira] bin gül bahçesine su verse senin yüzün gibi bir gül açılmaz.)

6-Ohşadıbilmez gubânnı muharrir hattuna
Hâme tek bakmakdan inse gözlerine kâre su

(Muharririn bakmaktan gözlerine kalem gibi kara sular inse de, gubârını senin hattına benzetenıez.)


7-'Ârızun y âdiyle nemnâk olsa müjgânum n'ola
Zâyi' olmaz gül temennâsiyle virmek hâre su

(Yanağını hatırladıkça kirpiklerim ıslansa bunda şaşılacak ne var? [Zira] gül elde etmek için dikene su vermek boşa gitmez)


8-Gam güni itme dil-i bîmârdan tîgun dirîg
Hayrdur virmek karanu gicede bîmâre su

(Gam gününde hasta gönlümden kılıcını esirgeme. [Çünkü] karanlık gecede hastaya su vermek sevaptır.)


9-İste peykânın gönül hectinde şevkum sâkin it
Susuzam bir gez bu sahrâda menüm'çün are su

(Gönül! [O sevgilinin nazarı] okunu iste, ayrılığında coşkunluğumu teskin et. Susuzum; bu sahrada bir kere [de] benim için su ara.)


10. Men lebün müştâkıyam zühhâd Kevser talibi
Nitekim meste mey içmek hoş gelür huşyâre su

(Nasıl mest olana şarap, ayık olana da su içmek hoş gelirse; [aynı şekilde] ben senin dudağının tutkunuyum, zahitler ise Kevser talep etmektedirler.)


11-Ravza-i kûyına her dem durmayup eyler güzâr
Âşık olmuş gâlibâ ol serv-i hoş-reftâre su

(Su hiç durmadan [sevgilinin] mahallesinin bahçesine doğru akar gider. Galiba o hoş yürüyüşlü servi boylu güzele âşık olmuş.)


12-Su yalın ol hûydan toprag olup dutsam gerek
Çün rakîbümdür dahi ol kûya koyman vare su


(Toprak olarak suyun yolunu o mahalden tutup engellemeliyim. Madem ki rakibimdir, suyu oraya varmaya bırakmam.)

13-Dest-bûsı ârzûsiyle ger ölsem dostlar
Rûze eylen topragum sunun anunla yâre su

(Dostlar! Eğer [o sevgilinin] elini öpme arzusuyla ölürsem, toprağımdan kâse yapın ve sevgiliye onunla su verin.)


14-Serv serkeşlük kılur kumrî niyazından meger
Dâmenin duta ayagına düşeyalvare su

(Servi ağacı, su servinin eteğini tutup, ayağına kapanıp yalvarmadıkça kumrunun ricalarını kabule yanaşmaz.)


15-İçmek ister bülbülün kanın meger bir reng ile
Gül budağınım mizâcına gire kurtare su

(Galiba [gül budağı] bir hile ile bülbülün kanını içmek istiyor. Su gül budağının tabiatına girip [bülbülü] kurtarsın.)


16-Tıynet-i pâkini rûşen kılmış ehl-i 'âleme
İktidâ kılmış tarîk-i Ahmed-i Muhtâr'e su

(Su, seçilmiş peygamber Hz. Muhammed'in yolunu tutmakla, dünya halkına temiz yaratılışını göstermiş.)


17-Seyyid-i nev'-i beşer deryâ-yi dürr-i ıstıfâ
Kim sepüpdür mu'cizâtı âteş-i eşrâre su

nsanların önderi [ve öyle bir] seçme inci denizidir ki mucizeleri şerlilerin ateşlerine su serpmiştir.)


18-Kılmağ içün tâze gülzâr-i nübüvvet revnakın
Mu'cizinden eylemiş izhâr seng-i hâre su '

(Nebiliğin gül bahçesinin güzelliğini tazelemek için katı taş [onun] mucizesinden [dolayı] su çıkarmış.)


19-Mu'cizi bir bahr-i bî-pâyân imiş âlemde kim
Yetmiş andan min min âteş-hâne-i küffâre su

(Onun muciz[eler]i dünyada kâfirlerin binlerce ateş tapınağına su ulaştıran sonsuz bir deniz imiş.)


20-Hayret ilen barmagın dişler kim itse istimâ'
Barmagından virdügin şiddet güni Ensâre su

(Şiddet gününde Ensâr'a parmağından su verdiğini kim duysa hayretle parmağını ısırır.)


21-Dostı ger zehr-i mâr içse olur Âb-i Hayât
Hasmı su içse döner elbette zehr-i mâre su

(Dostu eğer yılan zehiri içse [bu zehir ona] Bengisu olur. Düşmanı su içse su elbette yılan zehirine döner.)


22- Eylemiş her katreden min bahr-i rahmet mevc-hîz
El sunup urgaç vuzu' içün gül-i ruhsâre su

(Abdest için el uzatıp gül yanağına su vurunca her damladan bin rahmet denizi dalgalanmış.)


23-Hâk-i pâyine yetem dir 'Ömrlerdür muttasıl
Başını daşdan dâsa urup gezer âvâre su

(Su ömürler boyunca sürekli onun ayağı toprağına ulaşayım diyerek başını taştan taşa vurup avare gezer durur.)


24-Zerre zerre hâk-i dergâhına ister sala nûr
Dönmez ol dergâhdan ger olsa pâre pâre su

(Su her zerresiyle onun eşiği toprağına ışık vermek ister, paramparça da olsa o dergâhdan dönmez.)


25-Zikr-i na'tün virdini dermân bilür ehl-i hatâ
Eyle kim def'-i humâr içün içer meyhwâre su

(Ayyaşlar [içkiden sonraki] baş ağrısını gidermek için nasıl su içerlerse, hata ehli kimseler de senin naatını tespih çeker gibi anmayı derman bilir [ler].)


26-Yâ Habîbullâh yâ Hayre'l-beşer müştâkunam
Eyle kim leb-teşneler yanup diler hemvâre su

(Ey Allah'ın sevgilisi! Ey insanların [en] hayırlısı! Susuzluktan dudağı kurumuşların yanıp sürekli su istemeleri gibi seni şevkle arzulamaktayım)


27-Sensen ol bahr-i kerâmet kim şeb-i Mi'râcda
Şebnem-i feyzün yetürmiş sâbit ü seyyâre su

(Sen öyle bir keramet denizisin ki Mirac gecesinde feyzinin çiğ taneleri duran ve hareket eden bütün yıldızlara [bu feyizden] su iletmiş.)


28-Çeşme-i hûrşîdden her dem zülâl-i f ey z iner
Hâcet olsa merkadün tecdîd iden mi'mâr e su

(Senin kabrini yemleyen mimara su lâzım olsa, güneş çeşmesinden her an bereket zülâli iner.)


29-Bîm-i dûzeh nâr-i gam salmış dil-i sûzânuma
Var ümîdüm ebr-i ihsânun sepe ol nâre su

(Cehennem korkusu yanık gönlüme gam ateşi sal mış. [Ancak] senin ihsan bulutunun o ateşe su serpeceğinden ümitliyim.)


30-Yümn-i na'tünden güher olmış Fuzûlî sözleri
Ebr-i nîsândan dönen tek lü'lü'-i sehv ar e su

(Suyun Nisan bulutundan [inip] sultanlara lâyık inciye dönmesi gibi, Fuzûlî'nin sözleri [de] senin naatinin bereketinden [birer] inci olmuş.)


31-Hâb-i gafletden olan bîdâr olanda rûz-i haşr
Eşk-i hasretden tökende dîde-i bîdâre su


32-Umduğum oldur ki mahrûm olmayam dîdârdan
Çeşme-i vaslun vire men teşne-i dîdâre su

(31-32 Gaflet uykusundan uyanan [kimse], kıyamet günü olduğunda; pişmanlık gözyaşlarından, uyanıp açılan gözüne su döktüğünde umduğum: sevgilinin güzel yüzünden mahrum olmamam [ve] vuslatının çeşmesinin ben cemal susamışına su)

 
Geri