NEV'İYAT // SÜNNET  
SÜNNETİN DELİL OLUŞU VE YERİ

KİTAP'TA SÜNNETİN DELİL OLUŞU
Kendilerine itibar edilen bütün âlimler sünnetin (dinde) delil oluşunda ittifak etmişlerdir, ister beyan sadedinde olsun isterse müstakil hüküm getirsin bu böyledir. İmam Şevkâni bu konuda şöyle der: “Sünnetin delil oluşu ve hüküm koymada müstakil oluşu dini bir zorunluluktur. Buna ancak İslâm’dan nasibini almayan kimseler muhalefet ederler. (eş-Şevkâni, İrşadu'l Fuhûlâ s. 29)

1- “Ey iman edenler, Allah'a itaat edin, peygambere de itaat edin, sizden olan yetkililere de. Sonra bir şeyde anlaşmazlığa düştünüz mü, hemen Allah'a ve Peygamberine arz edin onu, eğer Allah'a ve ahiret gününe gerçekten inanan müminler iseniz. Bu hem hayırlı hem de netice itibariyle daha güzeldir.” (Nisa/59)

Meselenin çözümünü Allah'a bırakmak, Kitâb'a başvurmaktır; Rasûlullah'a (s.a.) bırakmak ise, ölümünden sonra onun sünnetine müracaat etmektir. İbni Kayyim el-Cevziyye, İ'lâmu'l-muvakkıîn'de şöyle demektedir: Bütün müslümanlar, meseleyi Allah'a bırakmaktan maksadın, Kur’ân'a başvurmak; Rasûlullah'a (s.a.) bırakmaktan maksadın da, hayatında iken bizzat kendisine, Ölümünden sonra da sünnetine başvurmak olduğu konusunda icmâ etmişlerdir.

2- “Peygamber size neyi getirmişse onu alın; size neyi yasaklamışsa ondan kaçının." (Haşr 7) Kur'ân'da yer alan deliller göstermektedir ki, peygamberin getirdiği, emir ve yasak ettiği her şey, hüküm itibarıyla Kur'ân'ın getirdiklerine ek olarak katılmaktadır; bu durumda onun ayrı bir şey olması, ona ilave bir şeyler getirmesi gerekir..” (Haşr/7)

3- “Kim peygambere itaat ederse, Allah'a itaat etmiş olur, kim de yan çizerse, kendilerine seni gözcü de göndermedik!” (Nisa/80) 

4- “Andolsun ki, Allah'a ve ahiret gününe kavuşmayı umanlara ve Allah’ı çok zikredenlere, Allah'ın resulünde mükemmel bir örnek vardır!” (Ahzab/21)

5- “Biz herhangi bir peygamberi gönderdikse, sadece Allah'ın izniyle itaat edilsin diye gönderdik. Eğer onlar kendilerine zulmettikleri zaman sana gelip günahlarına mağfiret dileselerdi, peygamber de onların bağışlanması için dua ediverseydi, elbette Allah'ı tövbeleri kabul eden ve merhametli bulacaklardı.” 

     “Yok, yok! Rabbine yemin ederim ki onlar aralarında çıkan çapraşık işlerde seni hakem yapıp, sonra da verdiğin hükümden nefislerinde hiçbir sıkıntı duymaksızın tam bir teslimiyetle teslim olmadıkça iman etmiş olmazlar.” (Nisa/64–65)

Ensardan bir adam (Humeyd), Rasûlullah'ın (s.a.) huzurunda hurma suladıkları Harre su yolları hakkında Zübeyir'den davacı olmuştu. Ensâr'dan olan zat: "Suyu sal da geçsin!" demiş, Zübeyir ise onun bu teklifine razı olmamıştı. Derken Rasûlullah (s.a.) huzurunda davaya çıktılar. Rasûlullah (s.a.), Zübeyr'e: Ya Zübeyr! Sen sula, sonra suyu komşuna sal!" buyurdu. Ensarlı kızdı ve: "Yâ Rasûlallah! Bu adam halanın oğlu diye mi böyle söylüyorsun?" dedi. Bunun üzerine Hz. Peygamberin (s.a.) yüzünün rengi değişti ve: "Yâ Zübeyir! Sula, sonra suyu tıka, ta duvara kadar geri dönsün!" buyurdu. Zübeyir, yeminle bu âyetinin bu hususta indiğini söylemiştir.

Hz. Peygamber (s.a.), ilk önce Zübeyir'den komşusuna karşı müsamahalı davranmasını ve sulamanın en az derecesi ile yetinmesini, ondan sonra da suyu hemen ona salıvermesini istemişti. Ensâri, bunu anlamayıp üstelik kötü bir şekilde yorunca, bu kez Hz. Peygamber (s.a.), Zübeyr'e seri hakkını tam olarak kullanmasını ve toprak suya iyice kanıncaya kadar suyu kendisinde tutmasını emretti. (Müslim, Fedail 129) Oysa bu hüküm Allah’ın kitabında yoktur. Sonra bu âyet, onun hükmüne razı olmamanın imandan çıkmak olduğunu belirten ağır bir ifade de içermektedir. (el-Muvafakat, 4/12-13)

6- “Ve biz her gönderdiğimiz peygamberi, ancak bulunduğu kavminin diliyle gönderdik ki, onlara iyice açıklasın; sonra da Allah dilediğini sapıklık içinde bırakır, dilediğini de hidayete erdirir. Ve O, öyle her şeye galip, tam hüküm sahibidir.” (İbrahim/4)

7- “Onları açık mucizelerle ve kitaplarla göndermiştik. Sana da bu Kur'an'ı indirdik, insanlara kendilerine indirileni anlatasın diye. Belki düşünürler.” (Nahl/44)

8- “Allah'ı ve peygamberleri dinleyin, karşı gelmekten sakının! Eğer kulak asmazsanız biliniz ki, elçimize düşen sadece açık bir tebliğden ibarettir.”  (Maide 92)

Daha başka buna benzer, Allah'a itaat ile Rasûlullah'a (s.a.) itaati ayrı ayrı zikreden nasslar vardır. Bunlar, Allah'a itaatin konusunun, Kitabında emredip yasakladığı şeyler olduğunu, Rasûlullah'a (s.a.) itaatin de, Kur'ân'da yer almayan ve bizzat kendisinden gelen emir ve nehiylere tâbi olmak suretiyle olacağını gösterir. Çünkü sünnet eğer Kur'ân'da zaten mündemiç bulunsaydı, o zaman o da Allah'a itaatten sayılırdı.

9-“Peygamberin size yaptığı çağrıyı, birbirinize yaptığınız çağrı gibi değerlendirmeyin! İçinizden birbirini siper ederek sıvışıp sıvışıp gidenleri Allah mutlaka biliyor. Artık onun emrine aykırı davrananlar, başlarına bir fitnenin veya acı bir azabın gelmesinden çekinsinler!” (Nur 63) Bu âyette Hz. Peygamber'e (a.s.) ait ayrıca itaata mahal bir konu olduğunu gösterir ki, bu da Kur'ân'da yer almayan sünnet olur.

10-"Kim peygambere itaat ederse Allah'a itaat etmiş olur.” (Nisa 80) Bu ayeti kerimeyle Hz. Peygambere (a.s.) itaat etmenin Yüce Allah’a itaat etmek olduğu bildirilmektedir.

11-"Peygamber size neyi getirmişse onu alın; size neyi yasaklamışsa ondan kaçının." (Haşr 7) Kur'ân'da yer alan deliller göstermektedir ki, peygamberin getirdiği emir ve yasak ettiği her şey, hüküm itibarıyla Kur'ân'ın getirdiklerine ek olarak katılmaktadır; bu durumda onun ayrı bir şey olması, ona ilave bir şeyler getirmesi gerekir.

12-“Hele her ümmet içinde kendilerinden kendi üzerlerine bir şahit göndereceğimiz seni de onların üzerine şahit getirdiğimiz gün!... Bu Kitabı sana, her şeyi beliğ bir şekilde açıklamak; hem bir hidayet kanunu, hem bir rahmet, hem de müslümanlara müjde olmak üzere ceste ceste indirdik.” (Nahl/89)

12- "Ey Resulum, bu Kur'an-ı sana ancak insanların ayrılığa düştükleri şeyi beyan etmek için ve iman edecek kimselere bir hidayet, bir rahmet olsun diye indirdik." (Nahl/64)
Nasıl olur da Allah, Resulune kendisine indirilen Kur'an-ı tebliğ yetkisini verecek ama onun sünnetinin hiç bir önemi olmayacak veya delil olarak kabul edilmeyecektir.

13-“Peygamberin emrine aykırı hareket edenler, başlarına bir bela inmekten yahut kendilerine acıklı bir azab isabet etmekten sakınsınlar." (Nur/63)

14- "(Ey Rasulum) De ki Allah'a itaat edin. Resule itaat edin. Eğer bunlara itaat etmekten yüz çevirirseniz, peygambere düşen ancak ona yükletilen tebliğdir. Sizin üzerinize de, size yükletilendir. (İcabet etmektir) Eğer ona itaat ederseniz hidayete erersiniz. Peygambere düşen, ancak açık bir tebliğdir." (Nur/54)

Hz. Peygamber (a.s.) mübeyyindir, yani yüce Allah’ın kendisine yetki verdiği, müsaade ettiği konulara açıklama getirmiştir.

Beyhaki, tabiin büyüklerinden olan Eyyub Suhteyani'den şunu rivayet eder: “Birisine sünnetten bahsettiğim zaman, sünneti bırak ta bize Kur'an'dan bahset derse, bil ki o sapıktır.”
Evzai şöyle der: “Sünnet Kitab'ın bir hükmünü açıklayabilir yahut onun mutlak (genel) bir hükmünü sınırlayabilir yahut onda zikredilmeyen hükümler getirebilir.”
Nitekim Yüce Allah buyurmuştur: "Ey Rasulum, sana da Kur'an-ı indirdik. Kendilerine indirileni insanlara anlatasın: olur ki iyicene düşünürler." (Nahl/44)

Yine Beyhaki'nin, Evzai'den rivayet ettiğine göre; o bazı arkadaşlarına: “Rasulullah'tan size bir hadis geldiğinde aksini söylemekten sakınınız. Çünkü Rasulullah, Allah'tan alarak tebliğ eder.” diyordu.

Ancak şunu da bilmek gerekir ki; Hz. Peygamber (a.s.) kesinlikle Allah’ın helallerini haram, haramlarını helal yapma yetkisine sahip değildir. Şu ayeti kerime bunu ifade eder: “Ey Peygamber! Eşlerinin rızasını arayarak Allah'ın sana helâl kıldığı şeyi niçin sen kendine haram ediyorsun? Allah çok bağışlayan çok esirgeyendir.” (Tahrim/1)


**************************************************************************************************
Kaynak:

1-İ'laü's-Sünne, Zafer Ahmed et-Tehanevi,  Yeni Usulü Hadis, İbrahim Canan

2-el-Menaru'l Münif, İbni Kayyım Cevziyye, Cantaş Yay.

3-Mevzu Hadisler, M.Yaşar Kandemir,D.İ.B.

4-Akıl Vahiy Açısından Sünnet, Dr. Mehmet Erdoğan, İFAV

5-el-Muvafakat, Şatıbi, İz Yay.

6-Kur'an Sünnet Bütünlüğü, Necati Kara, İhtar Yay.

7-Mevzu Hadisler, Abdulfettah Ebu Gudde, İnsan Yay.

8-Sünneti Anlamada Yöntem, Yusuf el-Kardavi, Rey Yay.

Rıza GÖRÜŞ

 
Geri